06
MAY
2016

BAŞBAKAN GİDERSE..

Posted By :
Comments : 0

Bir memlekette bir akşam bir başbakan gidiyorum derse ne olur? Aslına bakarsanız çok şey olur; Mesela şok olur, şaşkınlık olur, anksiyete olur, telaş olur, korku olur, soru olur, sorun olur..
4 Mayıs Çarşamba akşamı Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun görüşmesini ardından AK Parti’nin kongre kararı almasıyla Türkiye’de siyasetinde bir dönem daha kapanmış oldu.
2014 yılının Ağustos ayında başbakan olan Ahmet Davutoğlu, 22 Mayıs’ta düzenlenecek kongre sonucu yerini başka bir isme devredecek.
Siyaseten nedenlerini, niçinlerini şüphesiz daha çok konuşacağız. Gelin biz ekonomi açısından bu yaşadığımızın anlamına bakalım:

PİYASANIN TEPKİSİ
Para piyasaları ilk tepkiyi satış yönünde verdi. Kararın yarattığı belirsizlikle Dolar, TL karşısında 8 yılın en sert yükselişini kaydederken, borsa 8 haftanın en düşüğünden açıldı. 2 gündür devam eden sert satışlar bugün biraz yavaşladı. TL 2.97’lerden 2.92’ye çekildi. Borsada günlük yüzde 3’ü aşan kayıp, yüzde 1’ler düzeyinde seyrediyor.
Bir kere herşeyden önce, ne kadar klişe derseniz diyin Türkiye eski Türkiye değil. Makro açıdan geçmiştekinden çok daha kuvvetli bir ekonomimiz var ve bu ekonomi global konjontürün bir parçası.
Diğer yandan analistler, piyasa tarafındaki hareketin karar sonrası yapılan “olumlu” açıklamalarla yumuşadığı görüşünde. Örneğin ekonomi yönetiminde değişiklik olmayacağı, piyasanın güvendiği Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek gibi isimlerle yola devam edileceği yönünde verilen bazı demeçler etkili oldu denilmekte. Ancak bu açıklamaların hiçbiri Kongre’den önce ve hatta yeni başkan, dolayısıyla yeni Başbakan ve kuracağı yeni hükümet netleşmeden piyasalarda kalıcı bir sakinlik yaratmayacak. Ya da bir başka deyişle trendi pozitife dönüştürmeyecek.
Sabah radyo programımda Dr Nuri Sevgen ile konuşuyorduk. Ona ve pek çok başka yatırım danışmanına göre iniş çıkışlar olsa da Ağustos’a kadar bu aşağı yönlü trend devam edebilir. Ayrıca en kötüsünü gördük demek için de henüz erken.

DAVUTOĞLU’NUN KARNESİ
Davutoğlu, Erdoğan’ın 2014 yılı Ağustos ayında Cumhurbaşkanlığı’na seçilmesinin ardından Ak Parti kongresinde bin 382 delegenin oyunu alarak genel başkan olarak seçilmişti. Ardından 2 Eylül 2015 tarihindeki kongrede de, ikinci kez genel başkan seçildi.
Yaklaşık 20 ay devam eden başbakanlığında, siyasi belirsizliklerin ekonomi üzerinde etkili olduğu ve Türkiye’nin negatif ayrıştığı bir ortamda görev yaptı.
Başbakan Ahmet Davutoğlu döneminde ekonomi alanında en öne çıkan konu, 10 Aralık 2015′te açıkladığı hükümet eylem planında yer alan ekonomik reformlar oldu.
Suriye sınırında Rus savaş uçağının Türkiye tarafından düşürülmesi ve terör olaylarının artmasıyla yaşanan gelişmeler Davutoğlu’nun başbakanlık döneminde zorlu kararlara imza atmasına sebep oldu. Rusya krizinin ekonomiye etki etmemesi için, Güneydoğu’da devam eden çatışmalar dolayısıyla zarar gören yatırımcılara destek olmak için alınan önlemlerde onun imzası yer aldı.
2015 yılının Kasım ayının sonunda mülteci krizinin temel gündem maddesi olduğu AB-Türkiye Zirvesi Davutoğlu’nun başbakanlığına rastlayan bir diğer kritik süreçti.
2016 Mart ayında gerçekleştirilen toplantıda Avrupa Birliği ile Türkiye arasındaki mülteci zirvesinde yapılan anlaşmada onun imzası yer aldı.
Merkez Bankası Başkanı da Davutoğlu döneminde değişti. Bir önceki başkan Erdem Başçı’nın görevinin 19 Nisan’da dolmasıyla yerine Murat Çetinkaya’nın göreve atanması çok kısa süre önce gerçekleşmişti.

BAZI SORULAR VE TEMENNİM
Kısa ama zorlu bir yolda yürüdü Ahmet Davutoğlu. Kongre sonrasında partide kalması beklenen “Hoca”nın yerine kimin geleceği, Türkiye’nin yeni başbakanının kim olacağı şimdi en önemli soru. Bu soruyu siyaseten takip eden onlarca başka, önemli soru var.
Ekonomi ve para piyasaları açısındansa biz en çok
1 Yeni hükümette ekonomi kadrosu nasıl şekillenecek?
2 Ekonomi politikasında değişiklik olur mu?
3 Seçim öncesi verilen vaaatler ve reform sözlerinden kalanlara ne olacak?
4 Merkez Bankası’nın para politikası nasıl devam edecek?
5 TL’nin performansı nasıl olacak?

sorularının yanıtlarını arıyoruz.
*
Batı medeniyetleri, bugün hem tarihte hem hali hazırdaki bazı yönleriyle eleştiriye açık olsalarda, dünyanın geri kalanına önderlik ettikleri değerlerden bir tanesi devlet sistemleri olarak ifade edilebilir. Devleti bir şirket gibi düşünürsek şayet yöneticileri değişse de ilkelerinin değişmemesini bekleriz. Yöntemler, araçlar, ekipler farklılaşabilir ama değerler değişmez. Türkiye için de aynısını temenni ediyor, siyasetin çarklarında erimeyen bir ekonomi diliyorum.

Güzel hafta sonları

PaylaşTweet about this on Twitter0Share on LinkedIn0Share on Google+0Share on Facebook0
Hande Demirel
Yazar Hakkında
Gazeteci, yazar, televizyoncu. BloombergHT'nin ekran yüzü.

Yorum Yap

*

captcha *