27
TEM
2018

ÇALIŞANINIZI YALNIZ BIRAKMAYIN

Posted By :
Comments : 0

Dünya değişiyor. Daha önce hiç görmediğimiz bir şekilde ve hızda. Politik krizler, çılgın liderler, diplomatik krizler, ekonomik krizler, ticaret savaşları, göçler…
Memleket de bir değişimin içinde. Yönetim sistemimiz değişti, ekonominin son 10 yıldır alıştığımız dinamikleri değişti; enflasyon artıyor, dolar yükseliyor, borçlar artıyor, iş yapmak kar etmek zorlaşıyor.

Yine de işin devam etmesi, çalışmaya devam etmek lazım. Evi geçindirmek, çocukları okutmak, tatil yapmak, para kazanmak lazım. Peki her geçen gün daha da belirsizleşen dünyada her alanda büyüyen tartışmalar enerjimizi yiyip bitirirken, etrafımızda olan biteni anlamaya çalışırken biz, günler hızla geçerken nasıl yapacağız?

Motivasyona ihtiyacımız var

İş hayatında motivasyonu sağlamanın birinci kuralı iletişimdir. Etkili bir iletişim yöneticilerle ekipler arasındaki, ekiplerin kendi aralarındaki ve hatta şirketlerin rakipleri, müşterileri ve tüm kamuoyu ile arasındaki ilişkinin temel taşıdır. Ahenginin sebebidir. Bu, kağıt üzerinde son derece basit duran kelime uygulamada ne yazık ki hiç kolay değil. Hedefler, rakipler, hırslar, egolar etrafta kol gezerken iki kişinin birbirine günaydın demekten aciz kalışına şahit olmuşsunuzdur.

Başlarken tanımladığım yeni dünyada iletişim artık çok daha zor. Boşverin teknolojinin nimetlerini. Yani cep telefonlarımız bilgisayarlarımız akıllı saatlerimiz filan var ama hiç olmadığımız kadar yalnızız. Dalgalı denizde sağ kalmaya çalışırken yanındakine arkasındakine hatta önündekine bile bakan yok.

Amerikalı psikolog Dr W. Edwards Deming, “İşyerinde bir problem yaşadığınızda problem yaratanları suçlamak yerine “Bu işyerinde hangi koşullar bu probleme sebep oldu” sorusunu sormanızı tavsiye ediyor ve ekliyor: “Sonuçta kimse, en azından büyük çoğunluk, sabah uyanıp bugün iş yerinde ne sorun yaratsam diye işe gitmiyor.”

Bu dönemde her zamankinden daha fazla empati yapmaya ihtiyacımız var. Her zamankinden daha fazla motivasyona ihtiyaç duyuyoruz. Burada iş yine şirketlerin yönetici ekiplerine düşüyor. Evet onlar zor koşullarda şirketlerini kar ettirmeye, rekabette yenilmemeye, sermayedarı memnun etmeye çalışıyor ama çalışan memnuniyetini sağlamadan bu hedeflerin hiçbirine ulaşmak mümkün değil, ulaşılsa bile sürdürülebilir olmayacaktır çünkü sağı solu kırıp dökerek inşa edilen her değer yeniden çöküşe ve aynı hatta daha fazla çabayla yeniden inşa edilmeye mahkumdur.

Unutmayın dünyanın kuralları, politikalar değişiyor. Taşlar yerinden çoktan oynadı şimdi başka biçimde yeniden diziliyor. Bu ortamda şirketlerin de bugüne kadar sürdürdüğü kural ve politikalarla ilerlemesi zor. Adapte olmak gerekiyor ama bu gerekliliği yerine getirirken de kimse kimseyi yalnız bırakmamalı. Değişim birlikte olmalı, yol beraber katedilmeli.

Nasıl yapacağız?

Çalışan motivasyonunu sağlamak için yapılacaklara dair onlarca makale, kitap, anlatı bulabilirsiniz.
Dünyaca ünlü iş ve ekonomi dergisi Forbes’da rastladığım bir makale iyi bir özet sunuyor. Peter Drucker’dan Philip Kotler’e, James Collins’den Daniel Goleman’a pek çok yönetim gurusunun tavsiyesinden derlenerek oluşturulmuş şu küçük listeye gelin beraber bakalım;

GÜVENİN! Yöneticiler bu dönemde her zamankinden daha fazla güvenilir olmalı. Aynı zamanda çalışanlarına da güvenmeli. Beraber çalıştıklarına güvenmeli, güvenmedikleriyle çalışmamalı.

GÖRÜNÜRLÜK SAĞLAYIN Yöneticiler sorumluluk vermeli, sorumlulukların yerine getirilip getirilmediğini izlemeli. Şirketler koşullar ne olursa olsun çalışanlarının kariyerini önemsemeli. Daha iyi bir kariyer vaadini hep vermeli; bunun için imkanları seferber etmeli.

PİŞMAN OLMAYIN Karar almanın çok zor olduğu bu dönemde doğru ya da yanlış alınan kararın arkasında durmak çok önemli. Kararlı lider, aynı zamanda güvenilir liderdir. Tabi dikkafalılığı kararlılıkla karıştırmadığınız sürece.

UMUT VERİN Evet gelecek her zamankinden belirsiz ama “Biz birlikte bu belirsizliklerin de üstesinden geleceğiz. Hedeflerimiz belli, her koşulda onları geçekleştirmek için bir yol bulacağız” diyebilmek de umut verir.

KENDİNİZİ ŞIMARTIN Peter Drucker’ın “Etkin Yönetici” kitabında söylediği gibi ne zaman çok güçlü yanları olan biriyle tanışırsanız bilin ki o kadar güçlü zayıflıkları vardır.
Kimse mükemmel değildir. Hepimiz yaptığımız işi çok ciddiye almak hastalığının kurbanlarıyız. O zaman mutlu olmayı hak ediyoruz. Mutlu olun, kendinizi şımartın.

Kolay gelsin 

PaylaşTweet about this on Twitter0Share on LinkedIn0Share on Google+0Share on Facebook0
Hande Demirel
Yazar Hakkında
Gazeteci, yazar, televizyoncu. BloombergHT'nin ekran yüzü.

Yorum Yap

*

captcha *