02
KAS
2015

Eyvah tüp bitti!

Posted By :
Comments : 0

Bir zamanlar evlerde ocaklar tüplüydü. Çocukluğumda annemden çok sık duyduğum bir çığlıktı, “eyvah tüp bitti.” Başka anneler bunu ne kadar sık söylerdi bilmiyorum çünkü mesela bazı annelerin yedek tüpleri olurdu. Tüp bitince çığlık atmaz biteni çıkarır balkondaki yedeği şıp diye yerine takardı. Annem çalışan iki çocuklu bir kadın olarak bırakın yedek tüpü, akşama ne pişireceğini bile yemekten en fazla 1 saat önce bilirdi.
Hiç aç kalmadık ama hayatımız hep zor oldu.
7 Haziran seçimlerinde yedek tüpümüz vardı. Şimdi ise artık evde tek tüp var. Ak Parti tek başına iktidar olarak Türkiye’nin yükünü, sorumluluğunu bir kez daha sırtladı ve bu kez her zamankinden çok yapacak işi var.

3 önemli boyuta dikkat

Ortadan kalkan siyasi belirsizlik, arkasını uzlaşmış bir topluma dayanmadığı için işi zor. Sonuçlardan çok memnun olanlar kadar hiç memnun olmayanlar da var. Üstelik bu ayrışma çok net. Bu işin sosyolojik boyutu.
İki seçim arası yüreğimizi dağlayan terör, içerideki gerginlik kadar dışarıdaki gerginlikten hatta anladığımıza göre daha çok oradan kaynaklanıyordu. Suriye meselesi çözüme ulaşmış değil. Ortadoğu fokurdarken Rusya ve ABD karşı karşıya ve biz dış politikada ciddi kararlar almamız gereken bir yol ayrımındayız.Bu işin uluslararası ilişkiler boyutu.
Seçim öncesi siyasi partilerin hemen hepsi vatandaşın cebine yönelik vaatler sundu. Tek başına iktidar AKP de vadedenlerdendi. Bin 300 liraya çıkarılacak net asgari ücret, gençlere ücretsiz sağlık hizmeti harçlık, çiftçinin yeminden gübresinden kalkacak KDV, emekliliklere artı 100 TL, KOBİ’lere ekstra kredi imkanları…Bütün bunları alt alta yazıp bakınca maliyeti bütçeyi nasıl etkiler, gelirlerle giderler nasıl etkilenir, düşündürüyor. Bu da işin hesap kitap boyutu.

Büyüme ne olacak?

Bir de büyüme meselesi var tabi..Kalkınma Bakanlığı verilerine göre Türkiye, 92 yılda ortalama yüzde 4,8 oranında büyümüş. Bu rakamdan 2. Dünya Savaşı yıllarını çıkarırsak Türkiye’nin ortalama büyüme oranı yüzde 5,6 oluyor. Tam istihdam seviyelerinde potansiyel büyüme oranımız ise yüzde 6-7 civarında hesaplanıyor. Çağdaş Şirin BusinessHT’de yazmıştı: Önümüzdeki 10 yıl boyunca yüzde 7 seviyesinde büyürsek, 2025 yılında kişi başına milli gelirimiz iki katına yani 20 bin dolar seviyesine ulaşacak. Bunu devam ettirebilirsek, 2035 yılında 40 bin dolara ulaşacak. Ancak büyüme hızımız son yıllarda olduğu gibi yüzde 3′lerde kalırsa, milli gelirimizin 20 bin dolar olması ancak 2040 yılında mümkün.
2015′i bir kenara koyarsak son 5 yıldaki büyüme ortalama 5,5 düzeyinde. Son açıklanan Orta Vadeli Program’da bu yıl yüzde 3 büyüme öngörülüyor.
İşsizlik çift hanede, enflasyon oraya doğru gidiyor, ihracat çift haneli geriliyor. Dünya ekonomileri-ABD de dahil olmak üzere- krizin yaralarını sarmış değil. Çin’den Avrupa’ya her yerde ekonomik daralma var. Hal böyleyken Şirin’in hesabını tutturmak pek kolay görünmüyor.

Piyasanın tepkisi

Memleketin orta vadeli hayrıyla piyasanın kısa vadeli tepkisini birbirine karıştırmamak lazım, önce bunu söyleyelim. Piyasanın fiyatlamayı düne göre yaptığını da ekleyelim.
Seçim sonuçları özetle piyasayı şaşırttı. Tek parti iktidarı pek kimse beklemiyordu. Fiyatlanan ağırlıklı büyük koalisyondu. Koalisyon sonucuyla yükselişe hazır piyasalar tek başına iktidar sonucuyla iyiden iyiye coştu. Dolar/TL 2.80în altını gördü, gösterge tahvilin faizi 9,67′ye kadar geriledi. Borsa güne 83 bin 653 puanla yüzde 5,35 primli başladı. 14 Temmuz’dan bu yana en yüksek seviyeyi gördü.
RenCap Türkiye Araştırma Direktörü Michael Harris, seçim sonuçlarını değerlendirirken bu sabah, “piyasa duygusal değildir” dedi ve ekledi: Bu iyimser havanın ne kadar devam edeceğini bundan sonra izlenen politikalar belirleyecek.”
Piyasa şimdi siyasilerin söylemlerini, ekonomi yönetimdeki isimleri ve ortaya çıkacak politikaları bekliyor. Kritik FED faiz kararı hala bir numaralı gündem olmaya da devam ediyor.

Yeni ekonomi gündemi

Yavuz Semerci Yatırım Bülteni’nde seçim sonuçlarını yorumlarken sandığa giden seçmenin “genetiği ile oynanmış” seçmen olduğunu söyledi. Bu yorumu yaparken ekonomi ve terörden, istikrarsızlıktan korkumuza işaret ediyordu. Haksız değil.. Hem ekonomi hem terör..ikisi de zaten yumuşak karnımız ve bu karışık ortam iyiden iyiye bozdu bizi. Seçim sonucunu seçmen davranışı açısından sosyologlar, psikologlar uzun uzun yorumlayabilir. İnsan davranışlarıyla şekillenen ekonomi de bu tartışmalara mutlaka kulak verecektir. Ancak salt iktisadi açıdan yorumlamak gerekirse, ortaya çıkan sonuç hiç vakit kaybetmeden yeni bir ekonomi gündemi oluşturmak ve çalışmak gerektiğine işaret ediyor. Türkiye geçtiğimiz dönemde çok kan kaybetti, bundan sonrası da kolay görünmüyor. Evdeki tüp bitip de ortada kalmamak için ortak akılla geliştirilmiş, her kesimi kapsayan, samimi ve etkin politikalara ihtiyacımız var.

Türkiye’nin seçimi hayırlı olsun.

PaylaşTweet about this on Twitter0Share on LinkedIn0Share on Google+0Share on Facebook0
Hande Demirel
Yazar Hakkında
Gazeteci, yazar, televizyoncu. BloombergHT'nin ekran yüzü.

Yorum Yap

*

captcha *