18
NIS
2017

Referandum sonrası piyasalar ve yeni dönem beklentileri

Posted By :
Comments : 0

16 Nisan Pazar günü yapılan halkoylamasında, kamuoyunda “Cumhurbaşkanlığı sistemi” olarak bilinen 18 maddelik yeni Anayasa değişikliği yüzde 51,4 oranında “Evet” oyuyla kabul edildi.
Türkiye bu sonuca göre sistemini değiştiriyor.

Referandum sırasında özellikle YSK’nın son dakika mühürsüz zarfların da kabul edeceğini açıklamasıyla ortaya çıkan bir gerginlik var. Muhalefet partisi bunun yasal olmadığını, konuyla ilgili AİHM’e kadar gideceğini söylüyor.

AGİT (Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı) gözlemcileri, referanduma ilişkin değerlendirmelerinde”Referandumda iki taraf eşit şartlara sahip değildi. Oy sayım prosedüründe son değişiklikler önemli bir güvenceyi ortadan kaldırdı” yorumunu yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan “Haddinizi bilin” diyerek AGİT’i hızla ve sertçe eleştirdi.

Referandumun kesin sonuçlarının 10-11 gün sonra açıklanması bekleniyor. Piyasa ise fiyatlamasını çoktan yaptı, yeni dönemi sorguluyor.

Bu yazıda size global piyasalar ve Türk Lirası varlıklara ilişkin mevcut konjonktürü ve beklentileri derlemeye çalıştım. Gelin önce ilk fiyatlamalara bakalım:

Cuma günü kapanış itibariyle Borsa İstanbul’da referandum sonrasında ilk işlem günü 783 puanlık bir artışla kapandı. Pazartesi günü Avrupa piyasaları paskalya nedeniyle kapalıydı, likidite düşüktü. Avrupa açık olsaydı BIST’deki prim daha yüksek olabilirdi deniyor. Ama geçmiş dönemlere, önceki halkoylamalarının sonrası fiyatlamalara bakıldığında, bu kez gördüğümüz tepki oldukça düşüktü. Hatta bugüne kadar gördüğümüz en tepkisiz piyasa söz konusuydu.
Günü Borsa İstanbul %0,65 yukarıda tamamladı. Sonrasında ABD seansında Türkiye ETF’lerinde değer kaybı yaşandı. Bugün de endeks güne 0,20 düşüşle 90 bin 473 puandan başladı.
Dolar/tl tarafında Cuma günkü kapanış 3.68‘den olmuştu. Bu seviyeyi baz aldığımızda, bugünkü tablonun 3.70’lere işaret ettiğini düşünürsek TL referandum öncesinden sonrasına toplamda 2 kuruşluk bir değer kaybı yaşamış görünüyor.
Aslında referandumun hemen sonrasında 3.61’e kadar geri çekilme gören Dolar’TL’de dün ve bugün gördüğümüz hareketin sebebi AGIT açıklaması, OHAL’in uzatılması, AB ile gerginleşen süreç olarak yorumlanıyor.
Faiz tarafında ise daha hassas bir tablo var. Gösterge tahvilin getirisinde Cuma kapanışa göre 11 baz puanlık bir düşüş oldu. Uzun taraftaki geri çekilme ise daha sertti.
Türkiye’nin 5 yıllık CDS’ine baktığımızda orada herhangi bir değişiklik olmadığı görülüyor.

Peki sonra?

Kapital FX Araştırma Müdür Yardımcısı Enver Erkan, Türk Lirasının 3,70 üzerinde bir seyir oluşturmaması, yeniden değer kaybı eğilimine girmemesi açısından önemli olduğuna dikkat çekiyor ve şu değerlendirmeyi yapıyor:
“Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın AK Parti’ye tekrar katılması, AB’nin referandum sonuçlarına olan tepkisine içeriden gelen cevaplar ve müzakerelerin geleceği, ölüm cezası ile ilgili spekülasyonlar (ki AB kanadından bu gerçekleşirse müzakerelerin sona ereceğine dair açıklamalar geldi) ve güney sınırlarımızdaki jeopolitik gelişmeler iç kaynaklı olarak fiyatlamaları şekillendirecek. Referandum sonuçlarına piyasanın tepkisinin kısa vadeli kalmasını bekliyorduk, ancak sanki etki beklediğimizden daha çabuk geçti. Piyasa gerçek fiyatlama alışkanlığına dönme eğiliminde. Bu yüzden Dolar/TL için yukarı yönlü risklerin daha ön planda olduğunu düşünüyorum.”
Gedik Yatırım Bankacılık analisti Erol Gürcan da piyasada belirsizliğin tamamen ortadan kalkmadığını söylüyor. Özellikle bankacılık kesimi için hem beklenen iyi finansallara hem yabancı kuruluşların Türk bankaları için referandum öncesi verdikleri olumlu tavsiyelere hem de alınan makro ihtiyati tedbirlerle KGF uygulamasına rağmen hareketin sınırlı olabileceğine işaret ediyor.
Yeni dönemde Merkez Bankası’nın ne yapacağı da yatırımcıların dikkatle izledikleri bir başka konu. Erol Gürcan, “Referandum belirsizliği ortadan kalktı, kur tarafında da önemli bir yukarı yönlü hareket görmezsek MB 26 Nisan’da yapacağı toplantıyı faiz artırma anlamında pas geçebilir. Diğer yandan enflasyon tarafındaki artış 1-2 ay daha devam edecek görünüyor. Kurda da artış olursa MB önceki toplantılarda olduğu gibi GLP’de sınırlı bir artışa da gidebilir” diyor.
Ekonomist Doç Dr Evren Bolgün, yeni dönemde yurtdışı piyasalardaki genel olumlu havanın önemli olduğu görüşünde. Gelişmekte olan ülkeler ve ABD’den seken risk iştahının Türkiye üzerinde olumsuz bir görüntü sergilememesi gerektiğini söylüyor ve ekliyor:
“Bu olumlu hava devam edecek olursa TCMB’nin eli referandum sonrası rahatlamış olur ama bu rahatlama kısa vadeli olur. Çünkü FED’in Temmuz ve Aralık’ta faiz artırma ihtimali hala yüksek.”

Global piyasaları seyri

İş Yatırım Uluslararası Piyasalar Direktörü Şant Manukyan, yeni dönemde özetle dolardaki yükseliş trendinin devam edeceği görüşünde. Bu noktada ABD makro veriler ve Avrupa’da seçim sürecini yakından izlemek gerektiğine işaret ediyor. Şu değerlendirmeleri yapıyor:
“Son dönemde pek çok rapor önemli bir noktaya dikkat çekiyor. Bu da soft verilerle hard verilerin yani anketler beklentilerle reel verilerin arasındaki makasın açılması. Soft verilerde iyimserlik toparlanma varken hard verilerde en azından bir yataya dönüş hareketi söz konusu. Bu da piyasaları tedirgin ediyor. Bu yüzden sanayi üretimi, enflasyon gibi verilerin performansı önemli. Örneğin geçtiğimiz hafta gelen ve dönüş işareti veriyor olabilen enflasyon verisi piyasanın yakından takip ettiği bir nokta. Biliyoruz ki FED yüzde2’yi görsün değil ara ara altına düşsün ara ara üstüne çıksın yani burada bir simetri oluşsun istiyor. Dolayısıyla bu verilerde bir yataya dönüş hareketi , FED’in biraz daha bekleyelim görüşünü destekleyebilir diye düşünüyorum. “
Bu hafta ABD’de önemli bilançoları da takip edeceğiz. Şant Manukyan, “Bilançoların iyi gelip gelmediği önemli ama asıl önemlisi Trump’ın vaat ettiği verdi indirimi konusunda sürecin nasıl gelişeceği” diyor ve ekliyor:
“Piyasada vergi indiriminin olmayacağı veya konuşulan şekliyle olmayacağına dair görüş hakim olmaya başlarsa köpüğün bir şekilde alınması gerekecek, buna da dikkat etmek gerekiyor.”

Gelişmekte olan ülkeler ve doların yönü

Gelişmiş piyasalarda, Şant Manukyan’ın özetlediği bu tablo gelişmekte olan ülkeler için ilk başta iyi senaryo. Ancak Manukyan, “İşsizliğin geldiği nokta, büyümenin sürmesiyle şu aşamada bile FED rahat rahat faiz artıramıyorsa o zaman aslında tedirgin olmak lazım. ABD ekonomisi bu kadar desteğe rağmen büyümesinde hala aksıyorsa bu uzun vadede global ekonomiye de negatif yansır. Şu an için evet FED’in yavaş hareket ediyor olması pozitif hatta Çin’den gelen rakamları da kısa vadede pozitif okuyabiliriz ama biraz daha orta vadede ana problemlerin halen net çözülemediğinin işareti de olur” diye konuşuyor.
Doların yönü konusunda kimse bir trend değişikliğine işaret etmiyor. Beklentiler güçlü dolar hikayesinin süreceği yönünde. Sadece Avrupa’daki siyasi dinamikler özellikle parite tarafında kısa süreli Euro lehine bir harekete sebep olabilir. Şant Manukyan bunu şöyle açıklıyor:
“Piyasalar Fransa seçimlerinde olası bir Le Pen zaferine karşı kendini hedge etmiş durumda. Dolayısıyla 23 Nisan’da gelecek olan ilk tür sonuçlarda Le Pen’in beklenenden daha zayıf bir performans göstermesi durumda Euro biraz yükselebilir. İkinci tur da Mayıs ayının başında olacak. Yani kısa vadede biraz daha siyasi hareketlerde Euro’da bir toparlanma olabilir ama ana trend olarak doların bir süre daha güçlü seyrine devam edeceğini düşünüyorum.”

Referandum sonrası yabancı kurumlar tarafından değerlendirmeler genel tabloyu destekler nitelikte.
Goldman Dolar/TL’de önümüzdeki 1 yılda 4 seviyesini görebileceğimizi düşünüyor. BGS Partners borsa tarafındaki yukarı yönlü hareketin sınırlı olmasını bekliyor.
Rabobank belirsizliğin ortadan kalkması değerinin altında işlem gören TL’ye rahatlama getirecektir diyor ve ekliyor:” Bu rahatlama kısa vadeli olacak.”
Commerzbank da kurdaki rallinin uzun süremeyeceği görüşünde. Banka gelecek birkaç ayda Dolar/TL’nin 3.75’e yükselebileceğini öngörüyor. Nomura ise TL’nin değeri erken seçim, kabine değişikliği ve batılı müttefiklerle ilişkilere bağlı yorumunu yapıyor.
Referandumdan önce yazdığım üzere piyasa için referandumdan çok sonrasının önemli olduğunu fiyatlama da gösterdi, üstelik beklendiğinden de hızlı biçimde.
Bu arada TCMB’nin son beklenti anketi yılsonu için kuru 3.8352 düzeyinde öngörüyor. Önceki anket 3.8495’e işaret ediyordu.

Şimdi yineleyelim sorularımızı. Çünkü yeni dönemi bu sorulara verilecek yanıtlar belirleyecek:

*Kabine revizyonu olacak mı? Mehmet Şimşek yerinde duracak mı?
*Erken seçim olacak mı?
*AB ile ilişkiler nasıl devam edecek?
* Jeopolitik risk nasıl şekillenecek? Askeri operasyonlar olacak mı? Türkiye; Suriye’de, Irak’ta ne yapacak?
*Yapısal reformlara odaklanabilecek miyiz?
* TCMB’nin para politikası nasıl olacak?

PaylaşTweet about this on Twitter0Share on LinkedIn47Share on Google+0Share on Facebook0
Hande Demirel
Yazar Hakkında
Gazeteci, yazar, televizyoncu. BloombergHT'nin ekran yüzü.

Yorum Yap

*

captcha *