03
MAR
2017

YAN YAN YÜZMEYE DEVAM

Posted By :
Comments : 0

Enflasyon Şubat ayında da artmaya devam etti. Ve hatta son 5 yılın en yüksek seviyesine çıktı. Yıllık enflasyon yüzde 10,13 ile çift haneye ulaştı. Üretici fiyatları tarafında ise rakamlar daha çarpıcı. Yıllık ÜFE yüzde 15,36’ya ulaşmış durumda.
Sabah radyoda bir dinleyicim “ben anlamıyorum” demişti: “53 yaşındayım. Geçmişte enflasyon yüzde 90’lardayken alım gücüm daha yüksekti, şimdi yüzde 9 enflasyonda (ocak verisi %9,2 idi) alım gücüm düştü.”
Aslında anlamayacak bir şey yok. Enflasyon, cari açık..hangi makro gösterge açısından bakarsanız bakın neden basit:
Tüketime dayalı, kredi ve dövizle finanse edilen büyüme modeli değişmedikçe yan yan yüzmeye devam ederiz.
Hedeften hızla uzaklaşıyoruz
Türkiye’de enflasyon hedefi yüzde 5 düzeyinde. Bu hedef uzun süredir tutturulamıyorken bir süredir enflasyonun çift haneyi görmesini bekliyorduk. Ekonomistler Mart ve Nisan aylarına işaret etmişti. Ama beklenenden daha erken gerçekleşti. Bilgi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ege Yazgan, enflasyonun daha geç bir dönemde çift haneye çıkacağı beklentilerinin nedeninin gıda kaleminde bir hafifleme olacağı yönündeki öngörüler olduğunu ancak bu hafiflemenin olmadığını söylüyor.
Ekonomist Haluk Bürümcekçi, gıda enflasyonunun hem işlenmemiş hem de işlenmiş gıda fiyatlarındaki yükselişten kaynaklandığını hatırlatarak TÜİK’in daha önce yaptığı işlenmemiş gıda (meyve-sebze) fiyatlarında yukarı yönlü düzeltmenin beklenenin aksine sınırlı etki yaptığı vurguluyor.
Kurdaki çalkantının da yüksek enflasyondaki etkisi büyük. Medipol Üniversitesi Öğretim Üyesi Karahan, Türk Lirası biraz toparlanmış olsa bile kurda önceki aylarda yaşanan sıkıntılı gelişmelerin etkilerinin hissedildiğini ve bu etkinin gelecek dönemde görülmeye devam edileceğini söylüyor.
Ayrıca bozulan beklentiler de etkili. HSBC Portföy Stratejisti İbrahim Aksoy “Merkez Bankası beklenti anketine göre 12 ay sonrasına dair beklenti yüzde 8,20 ama piyasada yapılan fiyatlamalar reel sektör fiyatlamalarının ötesine geçiyor” diyor.
Merkez ne yapıyor?
Beklentilerdeki bozulma önümüzdeki dönemde enflasyonu olumsuz etkilemeye devam edecek. Kurdaki volatilitenin de FED’in faiz artırımları, AB’deki siyasi gelişmeler ve iç dinamiklerle sürmesi öngörülüyor. Peki bu arada fiyat istikrarının bir numaralı sorumlusu Merkez Bankası ne yapabilir?
TCMB 24 Ocak tarihli Para Politikası Kurulu toplantısında, bir hafta vadeli repo faizi yüzde 8’de ve borçlanma faiz oranını yüzde 7,25’te sabit bırakırken borç verme faiz oranını yüzde 9,25’e ve geç likidite borç verme oranını yüzde 10’dan yüzde 11 seviyesine yükseltmişti.
Karar sonrası TCMB, haftalık repo ihalesi açmama, BIST ve interbank repo fonlamasını sınırlandırma ve bankaları GLP’den borçlanmaya zorlama karışımından oluşan “ek parasal sıkılaşma politikası” devam etmişti.
Yatırım Bülteni’nde enflasyon beklentilerini paylaşan İş Yatırım Ekonomisti Muammer Kömürcüoğlu, Merkez Bankası’ndan yeni dönemde daha fazla sıkılaştırma beklemediğini söyledi. Ege Yazgan ise ek bir sıkılaştırma gerekebileceği ancak gidecek yerin olmadığı görüşünde.
Hükümetin görüşü
Şubat ayı enflasyon verisinin ardından ilk açıklama Maliye Bakanı Naci Ağbal’dan geldi. Şubat ayı enflasyonunda baz etkisi olduğunu söyleyen Bakan, “Geçen seneyle karşılaştırdığımızda o döneme ilişkin fiyat gelişmelerinin etkisi de var. Özellikle kurdan gelen, kura bağlı olarak oluşan maliyet baskıları var. Yine ithalat fiyatlarındaki değişimin etkileri var. İnşallah ikinci çeyrekten itibaren yavaş yavaş baz etkisi kaybolmaya başlayacak. Yine kurun fiyat değişimlerindeki etkisi yavaş yavaş kaybolmaya başlayacak. Merkez Bankası’nın yıl sonu itibarıyla enflasyon için ortaya koyduğu bir tahmin var, yüzde 8. İnşallah enflasyon o trend içinde gidecek” diye konuştu.
Bakan Ağbal, önümüzdeki dönem para politikasında Merkez Bankası’nın yapacağı çalışmalar ve özellikle gıda fiyatlarıyla ilgili Gıda Komitesi’nin yapacağı çalışmalar çerçevesinde fiyatlarda aşağıya doğru hareket beklediğini de ifade etti. En kuvvetli vurgu ise referandum sonrasınaydı. Ağbal, “16 Nisan’dan sonra inşallah Türkiye’de siyasi ve ekonomik istikrar net ve kalıcı bir şekilde ortaya çıkacak. Üretim, yatırım, istihdam ve ihracat artacak, enflasyon da inşallah bu dönemde aşağıya gelecek. 2017 yılı Türkiye’nin istikrarına, büyümesine ve kalkınmasına öncülük eden bir dönem olacak” değerlendirmesinde bulundu.
*
Anglasaksonlar “wishful thinking” diyor, Aslı Şafak “hüsnüniyet” olarak özetliyor yani iyi dileğin gerçek olması. İyi niyet iyi dilek iyi hoş da, belli ki daha fazlasına ihtiyaç var. Çünkü Türkiye’nin enflasyonla derdi büyük ve acil küçültmek gerekiyor.

PaylaşTweet about this on Twitter0Share on LinkedIn0Share on Google+0Share on Facebook0
Hande Demirel
Yazar Hakkında
Gazeteci, yazar, televizyoncu. BloombergHT'nin ekran yüzü.

Yorum Yap

*

captcha *